Kurdeşen Nedir?

Kurdeşen Nedir?Kurdeşen hastalığı tıpta Ürtiker olarak bilinir. İnsan cildinde aniden başlar ve bir kaç saat kaşıntı şeklinde kendini gösterir. Kurdeşen alerjik bir deri hastalığı olarak bilinir.

Kurdeşenin Nedenleri Nelerdir?
Kurdeşene neden olan ana unsur tam belli olmamakla birlikte vücudun çeşitli maddelere gösterdiği alerjik reaksiyon olarak bilinir. Katkı maddesi içeren bazı gıdalar, bozuk yiyecekler, bazı ilaçların yan etkisi, arı ve böcek sokmaları kurdeşenin görülmesine neden olabilir. Zararlı güneş ışınları aşırı soğuk ve sıcak durumlarda kurdeşene neden olabilir.

Kurdeşen Belirtileri Nelerdir?
Deride görülen kaşıntılar ve kırmızı kabarcıklar en büyük belirtisidir. Döküntüler aniden oluşup 1-2 mm ile 10 cm arasında boyutlara sahip olabilir. Kızarıklıklar belli bir süre geçtikten sonra şişliğe dönüşür. Yüzde, kolda ve bacaklarda görülen kurdeşen en az 6 hafta sürmektedir.

Kurdeşen Tedavisi Nelerdir?
Akut kurdeşen 6 haftadan kısa süren bir kurdeşen çeşididir. Kronik kurdeşenler 6 haftadan uzun sürer. Kronik kurdeşen mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmediğinde büyük sıkıntılara neden olabilir. Kurdeşen tedavisinin en önemli nedeni strestir. Alerjiye bağlı olarak çıkan kurdeşende kişi alerji yaratan durumlardan uzak durması gerekir. Doktor kontrolünde ilaç tedavisi ile bu rahatsızlıklardan kurtulabilirsiniz. Doktora danışmadan bilmediğiniz yöntemleri kullanmak sağlık açısından sakıncalı durumlar doğurabilir. Bu anlamda bu rahatsızlık mutlaka dikkate alınıp daha hastalık kendini gösterdiği andan itibaren doktora gidilmelidir.

Kireçlenme ve Tedavisi

Kireçlenme ve TedavisiKireçlenme 65 yaş üstü kişilerde sıklıkla görülen yaygın kronik bir rahatsızlıktır. Kireçlenme her yaştan bireyde görülebilir. Kireçlenme yaşa ve kiloya bağlı olarak ortaya çıkar. Genetik faktörlerde kireçlenme oluşmasında etkilidir. Ameliyat sonrası hareketsiz kalmaya bağlı olarak kireçlenmeler görülür. Kireçlenme yaygın olarak sporcularsa görülür. Menopoza giren kadınlarda da kireçlenme sıklıkla görülür.

Kireçlenmenin birçok tedavi yöntemi vardır. Kireçlenmede ilk yapılması gereken kişinin kilosunu kontrol altına almasıdır. Kireçlenmede erken teşhis önemlidir. Tedaviden etkili sonuç almanızı sağlar. Zorlanma durumlarında mutlaka uzman doktora gidilmelidir. Geç kalınan kireçlenmelerde kişi yatağa bağlı yaşam sürebilir. Kireçlenme için doktorlar ağrı kesici ve kremler verebilir. Fizik tedavide kireçlenmede uygulanan tedavi yöntemlerinden birisidir. Hiçbir tedaviye cevap vermeyen hastalar ameliyat yöntemi ile tedavi edilir. Genelde en son yöntem olarak ameliyat kullanılır. Kireçlenme için bitkisel tedavi yöntemleri de uygulanabilir. Kaplıca tedavileri de kireçlenme tedavisinde sıklıkla başvurulan yollardan birisidir. Hastaların kilolarını kontrol etmesi gerekir. Aşırı kilolu olan kişilerde dizlere aşırı yük binmesine bağlı olarak kireçlenmeler görülür.

Kireçlenme için spor yapmak, egzersiz programlarına katılmak, kilo kontrol altına almak, bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmak ve en son olarak cerrahi operasyonla kireçlenmeden kurtulabilirsiniz. Doktor kontrolünde olmayan hiçbir ilacı kireçlenme tedavisinde kullanmayın. Kireçlenme rahatsızlığını ciddiye alın ve en ufak bir şüphe durumunda mutlaka uzman doktora gitmelisiniz yoksa hayatınızın geri kalan kısmını yatağa bağlı olarak yaşayabilirsiniz.

 

Kaşıntı Nedir?

Kaşıntı Nedir?Vücudun bir bölgesinde hissedilen hafif yanma ve batma gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntı tıp dilinde pruritus veya kaşeski olarak adlandırılır.

Kaşıntıya Neden Olan Durumlar Nelerdir?
Kaşıntıya neden olan bir çok durum vardır. Bunları şu başlıklar altında inceleyebiliriz.
1-Sabun, çamaşır tozu ve boya gibi kimyasallar alerjik olarak kaşıntıya neden olabilir.
2-İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinler kaşıntıya neden olur.
3-Bazı ilaçların yan etkisi olarak kaşıntılar ortaya çıkabilir.
4-Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları, lösemi gibi durumlar kaşıntıya neden olur.
5-Bazı mantarlar kaşıntıya neden olabilir.
6-İshal ve kabızlık durumlarında kaşıntılar görülebilir.
7-Sinirli olmak ve ruhsal sıkıntılar kaşıntıya neden olabilir.

Kaşıntılar Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavide ilk aşama teşhis aşamasıdır. Kaşıntıya neden olan etmen bulunup ortadan kaldırılmalıdır. İç hastalıklara bağlı olan kaşıntılarda mutlaka doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Sirkeye batırılan eriklerin kaşıntı olan yere günde 3 defa sürülmesi tedavide etkili sonuç almanızı sağlayacaktır. Bunun dışında bilinmedik yöntemler kullanmak sağlığınız açısından sakıncalı durumlar doğurabilir.

Kabızlık ve Tedavisi

Kabızlık ve TedavisiTuvalete çıkamama veya çok seyrek çıkma olarak bilinen kabızlığın peklik ve inkıbaz adları vardır.
Tıp dilinde konstipasyon olarak bilinir. Yeterince sulu yememek, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık boğulması kabızlığı arttıran durumlardır.

Kabız olanlar zamanının büyük bir bölümünü oturmak zorunda geçiren hamilelerde ve yaşlıklarda çok sık görülür. Kabızlığa neden olan durumu tespit etmek oldukça önemlidir. Nedeni bulunmadan alınan müshil ilaçları ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Kabız olmayı önlemek için sebze çorbası, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği tüketilmelidir. Reçelli bal, üzüm, kayısı, bol şerbet içmek oldukça yararlıdır. Kabız olanların et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyeceklerin tüketilmesini azaltması gerekir. Kişinin çay kahve sigara ve alkolü azaltması gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların uzun süre kullanılması ciddi sağlık sorunlarına neden olur. İlaçlar doktor kontrolünde ve doktorun öngördüğü ölçüde olmalıdır.

8 bardak suya 250 gram erik konularak kaynatılır. Bu karışım günde 3 kere 1 er su bardağı şeklinde içilmesi kabızlığa iyi gelmektedir.

Guatr ve Tedavisi

Guatr ve TedavisiGuatr tiroid bezinin büyümesi ile boyunun ortasında ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Kişi yutkundukça şişlik oluşur. Tıp dilinde struma olarak adlandırılır. Kişide ciddi nefes darlığına neden olur. Kişi öksürürken ciddi acılar çeker.

İki çeşit guatr vardır. Birincisi basit guatr olarak bilinir. Tiroid bezi tabiricaise balon gibi şişer. Neden ise alınan iyotun yeterli olmamasıdır. Dağlık bölgede yaşayanlarda, ergenlerde ve hamilelerde bu çok görülür.

İkinci çeşit guatr yumrulu guatrdır. Tiroid bezinin iki yanında kabarıklık ve üzüm salkımı gibi şişlikler görülür.

İki çeşit guatr da korkulacak durumlar değildir. Tedaviye erken başlamanız gerekir. Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanmalısınız. Balık, pırasa, kuru erik, taze fasulye, yumurta, pazı, dut kurusu yemek oldukça faydalıdır. Kabız olmamaya çok dikkat etmelisiniz. Lahana, mısır ve turp bu rahatsızlık için tehlikeli besin gruplarıdır.

Bir avuç meşe dalı kabuğu toz haline getirilip bu toz guatrın üzerine sürülmelidir. Bu her gün tekrar edilmelidir.

Dengeli ve Düzenli Beslenmek

Dengeli ve Düzenli BeslenmekSağlıklı bir yaşam sürmek hepimizin hayat felsefesinden birisidir. Sağlıklı yaşam sürmenin en önemli ayağı sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Maalesef insanlarımızın sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Bu sıkıntılar hastalıklar olarak kendini gösteriyor. Hal böyle olunca hastanelerimiz hiç boş kalmıyor.

Sabah ala acele işe giden ve yolda abur cubur ile beslenen insanımız öğlen yemeğinde de düzensiz bir beslenme ile hayatına devam etmektedir. Tek düzenli yemeğini akşam yiyen insanlarımız akşam yemeği fazla kaçırarak ciddi sağlık sorunları ile boğuşmaktadır. Dengeli ve düzenli beslenmek demek her gıdadan vücudun ihtiyacı kadar olanı tüketmek demektir. Sofraya oturduğumuz zaman kalkmak bilmiyoruz. Önümüze 1 tepsi baklava konulsun hepsini bitirmeye çalışıyoruz. Vücudumuz midemiz tüm bunları eritmekte zorlanıyor.

Dengeli ve düzenli beslenmeyen insanlarımızda kalp başta olmak üzere şeker hastalığı, obozite gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır. Meyve ve sebzeyi yeterli seviyede tüketmeliyiz. Aşırı yağlı asitli yiyeceklerden uzak durmalıyız. Özellikle pasta ve tatlılardan vücudumuzun ihtiyacı kadar tüketmeliyiz. Aşırı enerji veren besinleri fazla tüketmemeliyiz.

Dengeli beslenme konusunda mutlaka uzman bir doktordan destek almalıyız. Kilomuzu sürekli kontrol altında tutmalıyız. Yemeklerden sonra mutlaka yürüyüş yaparak yediklerimizi eritme yollarını aramalıyız. Vücudumuzun dengesini bozacak beslenmelerden uzak durmalıyız. En önemlisi yediklerimizi karıştırmadan midemizi yormadan beslenmeliyiz. Yoksa ciddi sağlık sorunları kapınızı çalar ve başınız çok ağrır bizden söylemesi.

Diş Kökü İltihabı Nedir?

Diş Kökü İltihabı Nedir?Bakterilerin etkisi ile diş köküne ulaşan bakteriler diş kökünün iltihaplanmasına neden olur. İltihaplanma dişte şiddetli ağrılara neden olur.Tedavi edilmediğinde bütün vücudu olumsuz etkileyebilir.

Diş Kökü İltihabının Sebepleri Nelerdir?
1- Ağız ve diş temizliğine özen göstermemek
2- Şekerli karbonhidratlı yiyecekleri fazla tüketmek
3- Diş çürümeleri
4-Diş minesinde oluşan kırık ve çatlaklar
5- Dolguların zayıf düşmesi
6- Bağırsaklarda oluşan rahatsızlıklar
7- Dişlerde biriken yemek artıkları

Diş Kökü İltihabının Belirtileri Nelerdir?
Şiddetli ağrı ve zonklamalar en belirgin belirtileridir. Ağrı aniden başlar ve zaman geçtikçe artmaya başlar. Zamanla ağrı çeneğe ve kulağa ulaşır. Diş kökünde şişme, sıcak ve soğuk yiyeceklere karşı hassasiyet, ağız içinde oluşan kötü kokular, ateş, halsizlik, yutkunurken zorlanma, uykusuzluk başlıca belirtileridir.

Diş Kökü İltihabı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kendiliğinden geçmesini beklemek yanlıştır. Kişi en yakın diş doktoruna gitmelidir. İltihap antibiyotiklerle kurutulup diş temizlenir. Dişe verdiği zarara bakılarak tedaviye devam edilir. Erken teşhiste kanal tedavisi ile diş içindeki bütün iltihap temizlenir. Diş kökü iltihabı ilerlemişse dişin çekilmesi gerekir.

Çene Kisti Nedir?

Çene Kisti Nedir?Çene kistleri her insanda görülmez. Kistlere neden olan mutlak bir sebep vardır. Bu sebep ya dişlerden ya da başka nedenlerden kaynaklanabilir. Travma sonucu kişide kistler oluşabilir. Özellikle trafik kazalarında düştükten sonra çene çarpma sonucu kistler meydana gelir. Kistler çok sık görüldüğü için kişi bu durumu başta fark etmeyebilir. Kistler fındık büyüklüğünde büyümeye başladığında tehlikeli boyutlara ulaşır. Kistlerin büyük olması cerrahi girişimleri zorlaştırabilir. İyileşme süreci de uzar.

Çene Kisti Tedavisi Nasıl Yapılır?
Dişte oluşan kist küçükse ameliyatla düzeltilir. Bazı durumlarda diş çekilse bile çenenin içinde kist kalabilir. Kist bu bölgeden temizlenmezse ilerleyen zamanda bu kist büyüyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Diş kistleri bu yüzden mutlaka iyi bir şekilde temizlenmiş olması gerekir. Nasıl bir tedavi uygulanacağı kistin büyüklüğüne ve durumuna göre değişir. Doktor kontrolünde yapılan operasyonlarda kişi kistlerden tamamen kurtulabilir.

Bebeklerde Sivilce (Akne)

Bebeklerde SivilceBebeklerde sivilce durumları çok yaygın görülen bir rahatsızlıktır. Bebek doğduktan bir kaç hafta sonra ortaya çıkan bir durumdur. Bebek sivilcesi ile ergen sivilcesi aynı özelliklere sahiptir. Çevresi kızarmış beyaz ve kırmızı şişkinlik şeklinde kendini gösterir.

Bebek sivilceleri genelde bebeğin yanağında, alnında, çenesinde ve sırt bölgelerinde görülür. Bebek ağladığında ve ateşlendiğinde sivilceler daha belirgin hale gelir. Sert ve kötü deterjanların alerjik belirtisi olarak sivilceler ortaya çıkabilir. Yeni doğan bebeğin yüzündeki her leke sivilce değildir. Doğumdan sonra görülen ufak beyaz şişkinler doğundan sonra birkaç hafta içinde kaybolur. Bunlar genellikle isiliklerdir.

Bebeklerde sivilceler birkaç hafta içinde yok olur. Bazı sivilceler direnç gösterebilir. Bir kaç ay boyunca kalabilir. Üç ay içinde kaybolmayan sivilceler konusunda mutlaka uzman doktora gitmelisiniz. Bebek sivilceleri için piyasada reçetesiz satılan ilaçlardan uzak durmalısınız. Bebeğinizi yıkarken aşırı ovalamayın. Bebeklerde sivilce çıkmasının temel nedeni bebeğinizin kirli olması değildir. Vücut hormonlarına bağlı olarak alerjik olarak ortaya çıkabilir.

Bebeğinizin cildini yağlı losyonlardan uzak tutun. Yağlı losyonlar sivilcelerin daha da çok artmasına neden olabilir. Bebeğinizin yüzünü yumuşak bebek sabunu ile günde en az 2 kere yıkayın. Bebek sivilcesi bebeğinizi rahatsız etmediği sürece paniğe kapılmayın. Sivilce konusunda söylenen her söze itimat etmeyin. Doktor tavsiyesi olmayan hiçbir uygulamayı bebeğiniz üzerinde denemeyin. Bebeğinizde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirsiniz.

Akciğer Kanseri Nedir ?

Akciğer Kanseri Nedir ?Ülkemizde ve dünya genelinde en yaygın kanser türü Akciğer kanseridir. Akciğer tanısı konulan hasta ilk 5 yılda ölümle sonuçlanmaktadır. Akciğer kanseri 2 guruba ayrılır.  Bu yüzden çok dikkat edilmesi gereken bir kanser türüdür. Ülkemizde her yıl binlerce insan bu kanser yüzünden hayatını kaybetmektedir. Akciğer kanserinde en iyi tedavi hastalığı iyi bilmek ve hastalıktan korunmaktır.

Akciğer Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir ?

Sigara kullanımı en önemli risk faktörüdür. Ortalama 20 yıl sigara için birisinin hiç sigara içmeyen birisine göre bu hastalığa yakalanma riski 20 kat artmıştır. Sigara dumanına maruz kalmak pasif içici olmak da bu hastalığa yakalanma riskini arttırır. Egzoz gazı, asbest, arsenik gibi kimyasallar da akciğer kanserine neden olur. Tüberküloz olan kişilerde akciğer kanserine yakalanabilir. Genetik hastalıklar ve kalıtım da akciğer kanserinde belirleyici rol oynar.

Akciğer Kanseri Nasıl Kendini Belli Eder ?

Akciğer kanseri çok sinsi bir hastalıktır. Sessiz sedasız ilerler. İlk evreye kadar anlaşılması güçtür. Belirti vermeden ilerlemesi bu hastalığı tehlikeli yapan bir özelliktir.  Sigara kullanan kişilerde oluşan kronik öksürükler ve balgam şikayetleri en önemli belirtileridir. Nefes darlığı çekilmesi, kürek kemikleri arasına ağrının saplanması, omuzlara yayılan batmalar, göğüs ağrıları akciğer kanserinin diğer belirtileridir.

Akciğer Kanseri Tanı Yöntemleri Nelerdir ?

Hastaların çok küçük bir bölümüne erken teşhis konulur. Erken tanılarda çoğu zaman tesadüfen başka hastalıklar için şikayetle gelen hastalarda görülür. Akciğer röntgeni, tomografi, manyetik rezonans görüntüleme teknikleri ile teşhis konur.

Akciğer Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir ?

Hastalığın bulunduğu evre tedavide önem arz eder. Akciğer kanseri 4 evreden oluşur. Evre 1 ve 2 ye cerrahi müdahale yapılırken 3. evrede hastalığın ilerlemesi durdurulmaya çalışılır. 3. Evrede kanserli hücrelerin diğer organlara sıçraması engellenir. Kanserli hücreler tedavi edilip küçültülmeye çalışılır. 4. Evrede hastaya kemoterapi ve radyoterapi tedavileri uygulanır. Son aşamada hastanın acı çekmesine engel olunur. 4. Aşamadan sonra hastanın çok uzun yaşaması beklenmez.